skip to Main Content
Hayvan Refahı

Hayvan Refahı

Post Series: hayvan Hakları

Hayvan Refahı

Evimizde bir can dostumuzun olması yani; bir çocuğun büyürken bir köpeğinin ya da kedisinin olması muhteşem bir duygudur. Bu duygu, evinde kedisi veya köpeği olanlarımızın çok iyi bildiği bir duygudur ve yaşamayan bilemez.
Peki evimizi paylaşacağımız can dostumuzu nereden nasıl almalıyız ?

Neye göre seçmeliyiz ?
Öncelikle; ülkemizde, sokaklarda ve bakım evlerinde yüz binlerce kimsesiz hayvan yuva bulmayı beklerken petshoplardan satın almamak gerekmektedir. Evimize en yakın bakım evinden, hayvan hakları ile ilgili çalışmalar yapan, sivil toplum kuruluşlarının yönlendireceği yerlerden; yuva arayan bir kedi ya da köpek sahiplenmek en doğru karar olacaktır.

Evimize alacağımız hayvanı neye göre seçmeliyiz ?

Evimizin büyüklüğü, çalışma saatlerimiz, ekonomik durumumuz, yaşadığımız coğrafi bölge ve iklim; sahipleneceğimiz hayvanı seçerken göz önünde bulundurmamız gereken unsurlardır. Örneğin; uzun mesai saatlerinde çalışıyorsak, evdeki hayvana ayıracak fazla zamanımız yoksa, bir köpek yerine yalnız kalmaktan çok da şikayetçi olmayan bir kedi sahiplenmek doğru seçim olacaktır. İklimi çok sıcak bir bölgede yaşıyorsak; sıcaktan çabuk etkilenen soğuk iklim köpeklerini sahiplenmek yerine, kısa tüylü sıcağı seven köpekler bizimle daha mutlu olacaktır. Evimiz çok küçükse ve bahçesi yoksa; kocaman bir çoban köpeği almak hem köpek için hem de bizim için zahmetli bir yaşam olacaktır.

( BU KONUDA SİZE DANIŞMANLIK HİZMETİ VEREBİLİRİZ )

Petshoplardan hayvan satın almak; hayvan hakları ve refahı açısından etik olmadığı gibi sağlık açısından da güvenilir değildir. Petshoplarda satılan yavru köpekler yeterince anne sütü içemediklerinden, anneleri üretim amacıyla defalarca ve arka arkaya doğurtulduğundan, petshop vitrinlerinde uslu dursunlar diye sedatif ilaçlar verildiğinden, satıldıktan sonra büyük bir kısmı hastalanır ve ölür. Ülkemizde satışı yapılan hayvanların %95’i ruhsatı olmayan, denetlenmeyen, veteriner hekimi bulunmayan yerlerde, korkunç şartlarda üretilir. Bu sebepten; gerek hayvan hakları açısından bu kanlı ticarete ortak olmamak adına etik açıdan, gerekse sağlık açısından satın almak yerine sahiplenmek insani ve vicdani olan yoldur.

Herkes hayvan sahibi olmalı mıdır ?

Ünlü bir argüman vardır : “Her köpek bir evi hak eder ama her ev bir köpeği hak etmez.” Anlık hevesle, düşünülmeden alınmış bir kararla hayvan sahiplenmemek gerekir.

İyi bakıldıkları takdirde; kediler ve köpekler 15 -18 yıl arası yaşarlar ve bu hayatımızda 18 yıl boyunca ilgi, bakım, oyun isteyen bir çocuğun olması demektir.

Ülkemizde her yıl 18 – 20 bin arası kedi ve köpek türlü bahanelerle sahipleri tarafından sokağa, ormana, barınaklara terk edilmektedir. Terk edilen hayvanların %98’i sokakta yaşamayı bilmediğinden; açlık, hastalık, araç çarpması ve bunun gibi sebeplerle karşı karşıya kalmaktadır. Bakım evlerinde sahibinin gelip kendisini almayacağını kabullenip; terkedildiğini anladığında; yemek yemeyi bırakıp, intihar ederek hayatlarını kaybetmektedirler.

Evimizde bir can dostumuzun olması muhteşem bir duygudur ama, bakamayacak ve günün birinde terk edeceksek asla hayvan almamalıyız. Satın almak yerine uzman görüşlerine baş vurarak evimiz ve yaşantımız için uygun bir hayvan sahiplenmeli ve asla terk etmemeliyiz..

Hayvan Refahı Medlinevet 2015

Back To Top